Büyüleyici Sözler

Eguzelsozler, kral büyüleyici sözler, büyüleyici sözler büyülü, büyüleyici sözler facebook, kafiyeli aşk sözleri, anlamlı sözler, güzel sözler, etkileyici sözler, kafiyeli sözler kısa

Aklımı başımdan alıyorsun, işin ilginç tarafı ise bunu hiçbir şey yapmadan yapıyorsun.

Çok şey bilmenize gerek yok. Sevginin, fedakarlığın, emeğin ne demek olduğunu bilen insanların kıymetini bilin, yeter.

Ayırma gözlerini benden; Düşerim, kırılırım kimse bakmaz yarama.

Ve bir gün herkes anlar sevdiğinin kıymetini; ama gidince, ama bitince, ama ölünce. Kısacası; İş işten geçince.

Her şey yolunda gitmiyor bazen, ne yaparsan yap olmuyor yine de.

Yeter ki taşımayı bil. Ben sana bir değil bin güzel anlam yüklerim.

Benim manzaram hep senin yüzün olurdu, ama nedense hep sen kendini seyrederdin.

Şu göbek bağım diyorum… Kalbinde mi gömülü? Dönüp dolaşıp sana sarılıyorum.

Belki bizim bir şarkımız olmayabilir. Ama birbirimize okuyacağımız mutlaka bir iki ayet vardır!

Bir cam parçası kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla ortalığa saçılır… Peki ya bir kalp kırılırsa?

‘Saye’ farsça da gölge demekmiş. ‘Sayende mutlu olmak istiyorum.’

Her gecenin bir sabahı, her derdin bir devası vardır. Benimkisi sensin.

Gece mi soğuk yoksa hayallerimiz mi buz tuttu?

Ben silmeye alıştım artık. Önce gözyaşalarımı, sonra da akıtanı!

Ben sevdiğim kitapları karakterleri özlerim diye yavaş yavaş okuyan biriyim. Sen beni özler misin diyorsun.

Sevmek insanın erişebileceği en yüksek mertebedir.

Büyüye falan inanmam ama, sen gülünce dilim dönemeyecek kadar tutuluyor benim.

Aklımı başımdan alıyorsun, işin ilginç tarafı ise bunu hiçbir şey yapmadan yapıyorsun.

Çok şey bilmenize gerek yok. Sevginin, fedakarlığın, emeğin ne demek olduğunu bilen insanların kıymetini bilin, yeter.

Her gecenin bir sabahı, her derdin bir devası vardır. Benimkisi sensin.

Gece mi soğuk yoksa hayallerimiz mi buz tuttu?

Ben silmeye alıştım artık. Önce gözyaşalarımı, sonra da akıtanı!

Neyim olursan ol, hayal kırıklığım olma! Orası çok kalabalık, bulamam seni!

Şayet çok sevmek israftan sayılırsa; bana cennet yüzü haram!

Hani sen gittin, ya bir damla kanım akmadan ölmeyi öğrendim.

Ey yar! ‘Sen’ yüreğime mum olduktan sonra, hangi karanlık söndürebilir ki içimdeki ‘seni!’

Siyah asfaltlara inat, kar beyaz hayaller seriyorum yoluna.

Yalan söylemeyi beceremem aslında ama kime ‘İyiyim’ dediysem inandırmışımdır.

Elini tutamazsın belki ama yüreğine dokunursun.

Bir gece daha… Umarım bu gece de hayallerimi sen süslersin.

Makyajı yoktu ama; gülüşü vardı.

Öyle bir güzele vurgunum ki, güzelliğinin zekatını verse, yeryüzünde çirkin kalmaz.

Büyüye falan inanmam ama, sen gülünce dilim dönemeyecek kadar tutuluyor benim.

Bana aşık mısın dedim. ‘Bu basitleştirilmiş kelimeye bu kadar duygumu yükleyemem ben’ dedi. Aşktan daha güzel bir şey varmış. Anladım.

Sen bana aitsin. Bazı şeyler başka şeylere aittir. Mesela tuz denize, kuş gökyüzüne, savaş emperyalizme, sen bana.

Omuzuna yattığında dünyayı unuttuğun biri varsa, gerisini boşver.

Tamam dünyayı değil belki ama; dünyamı değiştirebilirsin.

Ayırma gözlerini benden; Düşerim, kırılırım kimse bakmaz yarama.

Ve bir gün herkes anlar sevdiğinin kıymetini; ama gidince, ama bitince, ama ölünce. Kısacası; İş işten geçince.

Her şey yolunda gitmiyor bazen, ne yaparsan yap olmuyor yine de.

‘Saye’ farsça da gölge demekmiş. ‘Sayende mutlu olmak istiyorum.

O ilk adımı atarsan, geriye kalan yolu ben yürüyeceğim. Söz.

Kaç kez söyledim Türkçe’yi düzgün kullan diye. ‘Sen ve ben’ bitişik olmalı ‘Biz’ diyeceksin.

Aklıma düşen sensin, canı yanan ben.

Hiç bu kadar ihtiyacım olmamıştı sana; hiç bu kadar istememiştim yanımda olmanı; hiç bu kadar özlememiştim; hiç bu kadar hissetmemiştim yokluğunu.

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir cevap yazın