Dokunaklı Sözler

Dokunaklı Sözler Damar, Dokunaklı Sözler Kısa, Dokunaklı Sözler Aşk, Dokunaklı Sözler Sevgiliye, Dokunaklı Sözler Facebook, Dokunaklı Sözler Uzun 

Gözlerinde menevişler, denizde martılar gibi bakışların köpük köpük, sonsuzluğu anlatır gibi.

Rüzgâr yine kokunu getirdi. Anlayacağın yine canım burnumda. İlhan Berk

Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.

O senin neyin olur dediler. Güldüm. Uzaktan dedim, uzaktan yandığım olur.

Günler sensiz geçer oldu, yüreğim benden gider oldu baharı beklerken güzelim, hep güneşi arar oldum her şeyin bir sonu var ama sonu yok ki düştüğüm yerin sana değil artık güzelim, ah ölüme koşar içim.

Gönül penceresinden ansızın bakıp geçtin, bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin. Ne çok sevmiştim seni, ne çok hatırlar mısın? Bir bahar seli gibi dalımdan akıp geçtin.

Acıya sabredersin adı metanet olur, insanlara sabredersin adı hoşgörü olur, dileğe sabredersin adı dua olur, duygulara sabredersin adı gözyaşı olur, özleme sabredersin adı hasret olur, sevgiye sabredersin adı aşk olur…

Huyumdur hep ölürüm nice aşklara bölünürüm ayımdır hep tutulurum nice ışıkla korunurum hüzün kovan kuşu gelmiş gecenin yanağına konuvermiş ay tenli aşık şarkıma karşılık vermiş.

Ağla yaralı kalbim, her şey yalan ağla, bir avuç küldür elde kalan. Artık savrulup gitsen de rüzgâra ağla, mazidir şimdi senin olan. Yaralı yaralı kalbim dokunduğun el yalan, sakındığın gül yalan, sel akar kum olur geriye kalan.

Hayat da paylaşmaya değer bildiğin bir sır varsa eğer haykırıp dağlara taşlara, anlatmalıymış meğer.

Hayat bir nefestir aldığın kadar, hayat bir kafestir kaldığın kadar, hayat bir hevestir daldığın kadar.

Ağlama anne benim için ağlama, bende herkes kadar aldım acılardan. Ağlama anne benim için ağlama bende herkes kadar yandım.

Hasretinden yandı gönlüm, yandı yandı söndü gönlüm, evvel yükseklerden uçtu şimdi yere indi gönlüm.

Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.

Uğruna ödediğin bedeller, mutluluğuna gölge düşürüyorsa, hak ettiğin mutluluk sana biraz pahalıya mal olmuştur.

Dün gece seni gördüm rüyamda, ağlayarak uyandım tek hatırladığım. Neredesin ve ne yapmaktasın şimdi ben hala seni söylüyorum belki bir gün tesadüfen.

Hani verdiğin sözler, hani ellerin nerde? Hani huzur bulduğum, deniz gözlerin nerde? Hani sen hep benimdin? Şimdi neredesin nerde?

Sevmek kadar sevilmekte bir acının yara bandıdır ama gerçekten sevmek yar değil yardan yara almaktır.

Sen yağmur gibi yağmadın ki ben toprak gibi kokayım.

Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.

Sustuğun hiç bir cümleden, konuştuğun kadar pişman olmazsın.

Eğer benim içimdeki seni görebilseydin, kendini sevdiğinden daha fazla severdin beni.

Belki de sonu nasıl bitecek diye korkmaktan sevmeyi unuttuk.

Hani o bırakıp giderken seni bu öksüz tavrını takmayacaktın. Alnına koyarken veda buseni yüzüne bu türlü bakmayacaktın.

Gelse de en acı sözler dilime, uçacak sanırım bir kaç kelime, bir alev halinde düştün elime.

İşte gidiyorum, bir şey demeden, arkamı dönmeden, şikâyet etmeden.

Hiçbir şey almadan, bir şey vermeden, yol ayrılmış, görmeden gidiyorum.

Ne küslük var, ne pişmanlık kalbimde, yürüyorum sanki senin yanında, sesin uzaklaşır her bir adımda, ayak izim kalmadan gidiyorum.

Bir orman bir gece kar altındayken çocuksu, uçarı koşmak seninle elini avcumda bulup yitirmek sığınmak ellerine bir gece vakti ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken.

Konuya benzer diğer yazılar...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir