Güzel Sözler

Güzel Sözler

Duygusal Sözler

Elbet bir gün anlatırım sana bütün bu sustuklarımı.

5 dakika göremeyince sesini duymayınca özlediğiniz insanlar olsun hayatınızda. O zaman hayat daha güzel oluyor.

Beni anlaman için, hissetiklerimi hissetmen lazımdı.

İçimiz bu kadar arabesk iken dışımız nasıl pop yapabiliyor anlayamıyorum.

Yarım kalmışlıkları mı tamamlamalı yoksa, yine yeniden mi başlamalı noktasındayım.

Yolu uzun süre aşka düşmemiş bir adama denk gelirse yüreğiniz, çalkalayın, zira dibine çökmüş olabilir seven yanları.

İnsan giderken arkasına bakmıyorsa, belki kalpsiz değil halsizdir.

Neden korkuyorum! Biri sevmekten, bağlanmaktan, yeni bir şeyler başlamasından, korkuyorum anlasana, yeni hevesler ve kırılganlıklar.

Beklenen hep geç geliyor; geldiği zaman da insan başka yerlerde oluyor.

Bugün yarın ölürüm dert etme. Son bir kez göreyim gel inat etme.

Hiçbir yaprak, gözden düşen insan kadar hızlı düşemez yere.

Kimsenin kalbinde yer bulamadım, hala karnında bana yer var mı annem.

Bir sürü hayali tek bir insana sığdırdım.

Bazı günler olur insanın nutku tutulur ne konuşmak ne de yazmak gelir içinden, işte bugün öyle bir gün.

Numarayı, fotoğrafları falan silebilirsin, eşyaları da çöpe atabilirsin, iyi güzel de anıları ne yapacaksın…

Aşk dediğin ekmek, su değil karın doyurmaz. Aşk dediğin ekmek sudan keser, uyku uyutmaz.

Artık öpücükle geçecek bir yaram yok anne, bu yara ancak ölünce geçecek.

Sana o kadar geç kaldım ki artık kimse için acele etmiyorum.

Yorgunum, çok yorgunu. Kimseye anlatamayacağım kadar, kimsenin de anlayamayacağı kadar.

İnsanın farkındalığı arttıkça, mutsuzluğuda artıyor.

Zamanla hissizleşiyorsun. Biri geliyor sevgini götürüyor, biri gelip güvenini götürüyor.

Kalabalığın içinde öyle yalnızım ki, patlamış mısırın altında kalan, tuz misali.

İyi bak yüreğime, çükü o sadece, seni çok çok sevdi.

Sadece şaşkınım. Diğer duygularımı hissetmiyorum!

Değersizlere değer verdikçe, değerliler değer kaybediyor.

Gönlüm yoksa, sarılsam da üşürsün.

Kalp affeder ama, aynı yerden sızlamaya devam eder.

Mevzu tam bildiğiniz gibi; şehir kalabalık, insanlar yalnız.

Bir anlam ol istedim hayatımda, ama sen yalan oldun sonunda.

Her şeyin en iyisine sahip olan değil, sahip olduklarının tadını çıkaran kişi mutludur. Bu sözü bir kaç gün düşüneceğim özellikle ikinci kısmı.

Anlatamadığım bir şeyler var hep başka baharlara bıraktığım. Uçurumları tam aşarken kırılıyor kanatlarım.

Şimdi bu yorgun ve yalnız gecede hesap soruyorum yüreğime: Boyundan büyük sevmek senin neyine?

Bir yürek kaç kere çarpılır, bölünür ya da toplanır bilmem ama, günden güne eksilir.

Kim bilir, belki de gülümsemek için, önce canımızın yanması gerekiyordur.

Kendimi iyi hissetmiyorum dedi, oysa ben kendimi bile hissetmiyordum.

Annene bağırma! Bir gün toprağı öpersin, zoruna gider!

Kendini aklınla, etrafındakileri kalbinle yönet!

Keşke tanışmamıza hiç fırsat olmasaydı, ve seni hayatıma şeker misali karıştırmasaydım.

İçine attıkları kendinden ağır olunca, her şeye geç kalmaya başlıyor insan.

Her zaman, aynı yalana inanmak, senin aptal olduğunu göstermez. Bazen de aşık olduğun için aynı yalana.

Birinden uzak duruyorsa insan mutlaka bir sebebi vardır. Her zaman küsmek değildir bunun adı ya da kızgınlık, kırgınlık. Bu başka bir uzaklıktır.

Bir fotoğrafa bakıp ‘neden benimle değilsin ki’ diyorsan içinden, şu an bulunduğun yer canını acıtıyorsa bu yüzden, mutlu olamazsın!

Bir rüzgar bekliyorum, belki esecek belki esmeyecek. Bir kader çizdim, belki gülecek belki gülmeyecek ama öyle bir kalp taşıyorum ki seni asla silmedi ve silemeyecek!

Bildiğim tek bir şey var, ben payıma düşen acıyı çektim.

Kaybedeceğini ve o kaçınılmaz sonu bilenler, aşk’a inanmazlar.

‘Bensiz yapamaz’ diye hissettirdiğin, an yoksun!

Dün yine seni andım, sözlerim dondu!

Yamaçlardan süzülen bir kırlangıcın ruh halindeyim, atmacadan korkan ama özgürlüğün tadını çıkartan bir kıvamda süzülüyor ruhum.

İnsanları mutlu edecem diye çırpınırken bir bakarsın senin mutluluğun kimsenin aklına bile gelmez.

İçim düğüm düğümken başkalarının düğümlerini çözmekten herkese yetişip kendime geç kalmaktan yoruldum.

Herkes bir yerlere gitti. Söylesene yorgunluğum, biz nereye gidelim?

Gitmeyi bile beceremeyen insanlar var. Ya anısı kalıyor, ya acısı.

Sana değer vermekten değilde; vereceğim değeri kaldıramamandan korkuyorum!

Ne tuhaf değil mi, içimi acıtan da sensin acımı dindirecek olan da.

Hani çok seven kaybeder derler ya bende seni kaybettim.

İyi duygularınızı yeterince geliştirmezseniz, aklınızın size kötü işler yaptırmasından kendinizi kurtaramazsınız.

Korkuyorum… Çünkü bana kendimi iyi hissettiriyorsun, anlıyor musun? Gitmenden korkuyorum, diğerleri gibi…

İnsan bir omuza başını yaslamak istiyor bazen; hiç konuşmadan öylece durmak, belki ağlamak..

Hiçbir zaman bilmeyeceğin duygular büyüttüm içimde.

Sana kavuşması gereken cümlelerim var.

Kırık bir sandalyeden farkı yoktur kırılmış bir kalbin; Her ikiside gelecek olan kişiyi eskisi gibi taşıyamaz…

Durduk yere, hiç gereği yokken gittim yaktım canımı bile bile; Gözlerine baktım.

Valizimin içine bütün hayallerimi sığdırıp, alıp gittim senden.

Herkesin bir gideni vardır, içinden bir türlü uğurlayamadığı.

Bana senin dışında dokunan her şey çok acıtıyor.

O bir hayaldi, ben de bir hayalperesttim zaten.

Akşam olunca diller susar, yürekler konuşur, sevenler anlatır ve sevilenler dinler. Hasret çekenler ağlar, hasreti çektirenler susar.

İnsan; sığınacak bir mutluluğu olduğu sürece hayata tutunabilir.

Birlikte olmayı hak etmeyen milyonlarca insan yan yanayken, ben neden hala senden ayrı nefes alıyorum?

Yüreğim susuyor, sabrım ağlıyor.

Updated: 20 Eylül 2018 — 17:12

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



Güzel sözler - iletişim